Amerika’daki Üniversite Türleri

Amerika’da çok fazla sayıda üniversite bulunduğunu bir önceki yazımda belirtmiştim. Tabii ki bu ünivesitelerin hepsinin türü bir olmuyor. Bunların içinde devlet, özel, eyalet gibi farklı farklı türlerde üniversiteler bulunuyor.
Elimden geldiği kadar kafanızda bir şeyler oluşması için bu türler hakkında genel bilgiler vereceğim. Nasıl başvurulacağı ve başvuru kriterleri ile ilgili yazımı ilerleyen zamanlarda yazacağım.
Öncelikle buradaki kolej mantığından bahsetmek istiyorum. Türkiye’de özel okullara kolej denildiğinden buraya gelindiğinde bir anlam karışıklığı oluyor. Kolej; master ve doktora eğitimi vermeyen sadece lisans eğitimi veren üniversitelere deniyor. Eğer ilerleyen zamanlarda bu eğitim kurumu yüksek lisans eğitimi vermeye başlarsa adını değiştirebiliyor.
North American College => North American University

amerikadaki_tipler1

Bu kısa bilgilendirmeyi yaptıktan sonra üniversite türleri nasıl anlatacağımdan bahsedeyim biraz. Salt bilgi vermek yerine farklı tipleri karşılaştırarak sizlere anlatacağım. Ben bu kategorilendirmeyi ve üniversite seçimini Kaliforniya’da yaşadığım için burası tabanlı yaptım. Diğer eyaletlerde de aşağı yukarı böyledir. Özel ve devlet üniversitelerini öğrenci sayısı, seçicilik ve fiyat başlıkları altında karşılaştıracağım. Özel üniversiteleri temsilen ‘Stanford University‘i, devlet üniversiteri için de ‘University of California: Berkeley‘i seçtim. İkisi de kendi klasmanlarında ilk sıralardalar. Bu karşılaştırma bittikten sonra Kaliforniya’daki üç büyük devlet üniversite sisteminden bahsedeğim. İsterseniz ilk karşılaştırmamıza başlayalım.

publicXprivate

 

Özel vs. Devlet

Bir tarafta dünyanın en seçici özel üniversitesi, diğer tarafta dünyanın en iyi devlet üniversitesi. Burada devlet ve özel üniversiteler arasındaki farklar Türkiye’deki kadar belirgin değil. Çünkü devlet üniversitelerinin imkanları ve bütçeleri özeller kadar fazla. Üniversiteler kendi içlerinde özerkler, Türkiye’deki gibi merkezi yerleştirme sistemi de yok. Üniversite istediği öğrenciyi alır, istediğini almaz ve kimse de buna karışamaz. O yüzden buradaki sistem Türkiye için çok uygun değil. En azından Türkiyede’ki insanların zihniyetleri değişene kadar bu sisteme geçilemez. Üniversiteleri genelde Türkiye’deki üniversitelerden 100-200 yıl yaşlı olduğu için sistemleri çok güzel oturmuş. Bir karışıklığa ve düzensizliğe mahal vermeden varlıklarını sürdürüyorlar.

Öğrenci Sayısı

Buradaki öğrenci sayıları lisans eğitimine kayıtlı öğrenci sayısını belirtiyor. Devlet üniversiteleri eyaletdaşlarına çok ucuz olduğu için genelde öğrenci sayısı da çok fazla oluyor. Buna karşılık özel üniversitelerin maliyetleri ve seçicilikleri hasebiyle öğrenci sayıları daha düşük seviyelerde kalıyor.  Boğaziçi’nin yaklaşık 10.000 lisans öğrencisi var. Buradaki bazı kaliteli devlet üniversitelerinde bu sayı 40.000’e kadar ulaşıyor.  Öğrenci sayısının fazla olmasının avantajları da dezavantajları da bulunuyor. Sayı fazla olunca üniversite yeterli hizmeti sağlayamaz diye düşünmemek lazım. Ülkemizin en büyük stadı olan Atatürk Olimpiyat Stadı’nın bile 70 bin kişi kapasitesi varken University of Texas: Austin’nin 100 bin kişilik stadı bunun en büyük kanıtı. Çok farklı kültürlerden gelen öğrencilerin de katkılarıyla kozmopolit bir yapı oluşuyor. Diğer dinlere, görüşlere, ırklara, tarzlara saygı göstermeyi öğreniyorsunuz. Bir de bu üniversiteler dünyada kalitesini kanıtladığı için öğrencilerinin entellektüel seviyesi belli bir çizginin üzerinde oluyor. Öğrenci sayısını arttırmak için doldurma yapmıyorlar yani. Tabii özel üniversitelerde de sayı az olunca öğrenci başına düşen hoca sayısı daha fazla olabilir.

Seçicilik

Böyle başarılı üniversiteleri karşılaştırınca kabul etme oranları yerlerde sürünüyor. Özel üniversitelerdeki öğrenci sayısı daha az olduğu için başvuranların daha azını kabul ediyorlar. %6 kabul etme oranı ile Stanford dünyanın en seçici üniversiteleri sıralamasında birinci sırada yer alıyor. Diğer başarılı özel üniversiterin de  kabul etme oranı buna yakın değerler oluyor genelde. Kabul alan öğrencilerin sınav puanlarında da bu hissediliyor. Özel üniversitelerde bir nebze daha yüksek oluyor puanlar. Tabi bunda öğrenci sayısının da etkisi bulunmakta. Bu yazı serimi takip derseniz üniversitelerin kabul kriterleri hakkında daha ayrıntılı bir bilgiye sahip olabilirsiniz.

Eğitim Ücretleri

En büyük ve en etkili farkın olduğu yere geldik. Gördüğünüz gibi devlet üniversitelerinde bulunduğunuz eyaletteki okula gittiğiniz taktirde yarısından daha az bir ücret ödüyorsunuz. Ama özel üniversitelerde bu farketmiyor, eyaletçilik yapmıyor onlar. Biz uluslararası öğrenci olduğumuz için bizi ‘Out-of-state’ kısmı ilgilendiriyor. ‘Tuition and fees’ yazan ücretler sadece eğitim ücretlerini kapsıyor. Eğer okulun yurdunda kalırsanız yıllık 15.ooo$ gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. Eğitim ücretleri beklenildiği gibi özel üniversitelerde daha fazla. Bazı özel üniversitelerde bu ücret 50.000-60.000$’a kadar çıkabiliyor. Maalesef devlet üniversiteleri sadece kendi vatandaşlarına burs veriyor. Uluslararası öğrencilere zırnık koklatmıyorlar. Özel üniversitelerde bizi sevindirecek bir olay var. Stanford, Harvard, MIT gibi kaliteli üniversiteler başarıya göre değil, maddi duruma göre burs veriyor. Eğer o üniversiteyi kazanmışsanız ve maddi durumunuz orada okumaya elverişli değil ise sizi burs ile okutuyorlar. Yani oradan kabul almanız yetiyor, sizi her türlü okutuyorlar orada. Tabi oralardan kabul almak da her baba yiğidin harcı değil.

 

publics

 

Devlet Üniversiteleri

Bu üniversiteleri soldan sağa başarılıdan başarısıza doğru sıraladım. Seçiciliğe, istenen puanlara ve fiyatlara bakılırsa zaten bu kolayca anlaşılabiliyor. Bu diziye uymayan tek şey öğrenci sayıları. Çünkü öğrenci sayısı kaliteye değil kampüs büyüklüğüne bağlı. Tabi imkanlar ve ders çeşitliliği bakımından da UC:Berkeley birinci sırada geliyor.

University of California: Berkeley (Kaliforniya Üniversitesi:Berkeley)

Kaliforniya’daki en başarılı devlet üniversitelerinin başını Kaliforniya Üniversiteleri çekiyor. Berkeley, San Diego, Irvine gibi isimlerle eyaletin farklı yerlerindeki 10 kampüsüyle hizmet veriyor. Bu 10 kampüste toplam 235 bin kayıtlı öğrenci bulunmakta. Kampüslerin boyutları ve öğrenci sayılarının değişmesiyle beraber başarılı oldukları bölümler de değişiyor. Berkeley, Los Angelas, San Diego gibi kampüsleri dünya sıralamasında ilk 100′ de yer alıyor. Yani gayet kaliteli üniversiteler ve kabul olmak çok kolay değil. Eğitim ücretleri dışarıdan gelen öğrenciler için biraz pahalı. Ama Kaliforniyalılar için baya avantajlı. Kampüsün kalitesine göre başvuru kriterleri de değişiyor. Daha ayrıntılı bilgiye daha önceki yazımda ulaşabilirsiniz.

California State University: Fullerton (Kaliforniya Eyalet Üniversitesi:Fullerton)

Kaliforniya Üniversitelerinden bir sonraki seviyede Kaliforniya Eyalet Üniversiteleri bulunuyor. 4 yıllık eğitim veriyorlar. Kabul kriterleri ve fiyatlara bakınca daha makul bir seçenek gibi gözüküyorlar. Eyalet genelinde 23 kampüsüyle 440 bin öğrenciye eğitim veriyorlar. Türkiye’den orta seviye ingilizceye sahip başarılı bir öğrenci 2-3 ay gibi kısa bir hazırlanma süreciyle rahatlıkla kabul alabilir. Devlet üniversitelerinde kalite azaldıkça kampüs sayısı, bunun sonucu olarak da öğrenci sayısı artıyor.

Orange Coast College (Community College)

Community College sistemi de Türkiye’de bulunmayan bir sistem. Küçük küçük kurulmuş, çoğunlukla üniversitelerdeki ilk 2 yılı kapsayan genel derslerin verildiği eğitim kurumları. Kaliforniya’da 112 tane bulunmakta. Bunların bazıları; Orange Coast College, Irvine Valley College, Santa Monica College… Yaklaşık 2 milyon kayıtlı öğrencileri bulunuyor. Düşük öğrenim ücretleri nedeniyle maddi durumu çok iyi olmayan öğrenciler tarafından tercih edilen bir seçenek. Kaliforniya Üniversitesi’ni kazanıp da maddi sıkıntılardan dolayı Community College’lere giden insanlarla da karşılaşma ihtimaliniz var. Diğerlerinin yanında sanki biraz ezik gibi kalsa da aslında o kadar da ezik değil. Bazı hocaları Kaliforniya Üniversitesi veya Kaliforniya Eyalet Üniversite’lerinden geliyor. Gerekli dersleri istenen puanlarla aldığınız takdirde daha kaliteli üniversitelere geçmeniz bazı anlaşmalarla garanti altına alınmış durumda. İlk aşamada iyi bir yerden kabul alamamış uluslararası öğrencilerin düşünebileceği bir seçenek. Bu süreçle ilgili daha ayrıntılı bir yazıyla sizleri bilgilendireceğim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir